4.7.12

Bekliyorum öyle bir zamanda gel ki, vazgeçemeyeyim

Ne zaman içim sıkılsa bunalsam bloguma giriyorum.Sonra sıkıntılarımı yazayım dıyorum ama bi türlü neye nerden başlayacağımı bilemiyorum.O dev gibi olan sorun buraya gelince anlatılmayacak derecede basitleşiyo.Değmez yav yazmaya diyorum.iyi bişey sanki böyle olması.


Bişeyler olsun diye sürekli beklemek, ona göre hayatına yön verememek benim hayatımın bi parçası oldu yıllardır.Alarmdan önce uyansam bile yataktan çıkmak için alarmın çalmasını bekliyorum, işe gitmek için dolmuşun gelmesini bekliyorum, tatil için haftasonunu bekliyorum.Her şeyin gelmek için bir zamanı var da bazı şeylerin ne zaman geleceğini bilmiyorum.Bekliyorum sevdiğim askerden gelsin diye, bekliyorum sezon bitsin diye, bekliyorum sevdiğim işte alımlar olsun diye, bekliyorum zamanla kara bulutlar dağılsın diye..
yapabileceğim birsürü şey, tonlarca güzel şeyler belkide..ama elinin altında can sıkan onca şey dururken beklemek yinede.
beklediğimiz zaman uzadıkça, bizden birşeyler kopuyo, azala azala bitiyo belkide artık biz diye birşey kalmıyo.Hep bir evrim geçiriyoruz..ve her beklenti yeni bir biz yaratıyor.


Bişeyler olacak diye beklemek yerine anını yaşasan diyorum kendime.Bu yaz ki felsefem budur....




Meraklısına not:Yüssük takıcaz inşallah.bekliyorum işte:) yazıcam güzel şeyler bekliyorum:)

27.3.12

Vazgeçtim Alışkanlıklarımdan, Artık Değişim Şart


Bazen dile gelmez bazı şeyler, ağızdan çıkması zordur..Birikir birikir ve olmadık bi anda patlak verir.Bende geçen gün sevgilimi böyle bi anda kırdım.Yaptığı espriyi yanlış anladım, alınganlık yaptım ve ''salak salak espriler yapma dedim.'' Demez olaydım.Çok kırılmış o lafıma.Basit bi durum aslında.Ama o an öyle gelmemiş ona.Bunun üzerine tartışınca içimizdeki bütün kurtları döktük.Burdan Ankaraya gittiğinden beri sürekli bişeylerle uğraştı.Evlerini taşıdılar, evin hertürlü ıvır zıvır işlerini yaptı.Pekde hamarat o konuda, bu yüzden gözüme girdi diyebilirim.Biz babamdan böyle gördük.Erkek dediğin her işten anlamalı.Bu arada ben msj atıyorum gecikmeli cvplar veriyor, arıyorum meşgule atıyor sürekli bi haller var yani.Ailesinin yanına gitti unuttu beni, kimbilir belki birinide bulurlar ordan diye aklımdan geçiriyorum.Sürekli gerginim.Zaten burdan gittiğinden beri kendime gelemedim.Sürekli ilgi bekliyorum, uyanır uyanmaz arasın istiyorum, her an rapor versin, şurdayım, burdayım, bunlarla beraberim gibi..Ama olmuyor ben beklenti içine girdikçe ters tepiyor herşey..İyice bunaldım..Halbuki arıyor da ama ben hala niye telfonumu meşgule almıştı, niye msjıma cvp yazmamıştı' ların derdindeyim.O yüzden hiç bir bok anlamadım, o da tatilinden bişey anlamadı tabi.
Şimdi en önemli konulardan biri de Diyarbakır'a gidiyor olması.Orada neyapacak, nasıl olacak, zaman nasıl geçecek,  diye kafamdan bintürlü cevapsız sorular geçiyor.Şimdilik geziyor, bakalım teslim olunca neler bekliyor bizi.

Bu arada 3 aydır aldığım 3 kiloyu veremedim bitürlü.İş çıkışı bazen eve kadar yürüyorum.bence sağlıklı yaşam diye birşey yoktur.Eğer varsa bile istediğin gibi yaşamak, doya doya yaşamaktır..
Sonra dayanamadım diyetisyene gittim.Suratsız bir bayan doktor, 'diyete ihtiyacın yok senin' dedi.Bende sigarayı bıraktım kilo aldım falan filan diye açıklama yaptım...
Bana göre gereksiz ve klasik bi liste yaptı.Sabah kibrit kutusu kadar peynir, öğlen yogurt meyve, akşam ızgara et, salata,  Bunları yemeyi bende bilirim ama önemli olan hem yemek yiyip hemde kilo verebileceğimiz bir program hazırlamak.Azıcık uyguladım ama devam edemedim.Spor salonuna gidiyorum 1 aydır.Tek sosyal hayatım gittiğim spor salonu oldu.Plates yapıyoruz.Amaç sıkılaşmak ve sigaradan sonra aldığım 3 kiloyu geri verebilmek.1 aydır tık yok ama sıkılaşma konusunda iyi gidiyorum..
Şu basenleride eritirsem bidahada şikayet etmeyeceğim.Simitlerimle, çarpık bacaklarımla mutlu mesut yaşarım sorun değil.:)


............
meraklısına not: blogumun adresini değiştirdim.Ama googleda görünmesi zaman alacak sanırım..Header da değişecek.Eskilere dair bişey kalmasın istedim.

18.3.12

Hayat ne tuhaf, vapurlar filan!

Fakir bir adam boğaz köprüsünün altında yaşıyormuş.Bigün resim çizmeye başlamış.Etrafına bakmış deniz vapur...ve demiş ki, ''hayat ne tuhaf böyle, vapurlar falan..'' bunu bana arkadaşım anlattı. O gün bugündür dilime dolandı.Takıldığım zamanlarda hemen çıkıveriyor ağzımdan.
İlk duyduğum anda bana hayatın ne kadar sıcak içten olduğunu hissettiren cümle.Sonra netten baktım meğer bunun farklı bir hikayesi varmış.Cenk Erdem'in bi martı adına anlattığı farklı bir hikaye.

Bıraktığınız gibi herşey.Sevgilim dağıtım iznine geldi.Çok güzel zaman geçirdik.Doyamadık birbirimize.Bu arada Diyarbakır-lice ye gidecek.Orda çarşı izni yok.İlçede yaşayan insanlar askeri sevmiyor zaten.Yine zor günler bizi bekliyor.Bu stresli günler bitsin istiyorum bir an önce.Ben güzel şeyler düşünüyorum herşey güzel olsun diye.ama pek beceremediğim bişey bu.İnsanın hayatı, düşünceleri, mutluluğu bu kadarmı değişken olur.Önce içinde ne fırtınalar kopar, sonra dünya başına yıkılmış gibi hissedersin..sıkılınca tüm aksilikler üstüste gelir.''teker teker gelin lannn'' deme lüksümüz bile yoktur.Hayat öyle br süpriz hazırlar ki, en dibe eksilere vurursun (tam terside olabilir), O nedenle içinde bulunduğun ortamdan daha kötüsüde olabilir.Ben iyi değilim ama bu da geçer.Hayat bir sinus eğrisi, öyle değil mi? Olmaz dediğimiz şeyleri oldurduk, ne zorlukları aştık biz.

Beni oldukça şaşırtan bi söz daha vardı.Marilyn Monroe' un sözü ''hayat ne tuhaf. insan tam ipi göğüslediği an, bakıyor ki yarış yeniden başlamış." Bu sözü kendini öldürmeden birkaç gün önce söylemiş.
Ne kadar doğru!


 Bütün belirsizliklerine, yalanlarına, dengesizliklerine, triplerine rağmen her gece yatağımda yorganımla sana sarılıyorum.h a y a t.

27.12.11

Yeni yıla yenilenerek girmek

Her yeni yıl hiç değişmeyeceğini bilsekte bi ton hayal kurarız, 'Yeni yıl yeni umutlar getirir.' der yinede bu huyumuzdan vazgeçemeyiz.Ben de bu yıl geçen senelerden kendime verdiğim bi sözü yerine getirdim.Sigarayı bıraktım.1 ay oldu dün itibariyle.Bu bir ayda neler oldu nasıl bıraktım hemmen anlatayım:

28 kasımda nasıl olduysa iş arkadaşım ve patronumla beraber sigarayı bırakıcaz, spora başlıycaz, diyet yapıcaz diye karar verdik.Ben yaz başında sigarayı bırakmak için nıcotınell bandından almıştım.Ama bırakamam, işe yaramaz diye kullanmamıştım.Neyse birer tane kollarımızın tüysüz kısmına taktık.Pek bişey anlamadım başta, zaten körkütük bağımlı değilim çokda zorlanmadım.Aynı günün akşamına doğru bizimkiler bantları çıkarıp püfür püfür içmeye devam ettiler.Ben içmiycem dedim ve bıraktım.Çok gurur duyuyorum kendimle.Kalabalık bir ortama girince bunu daha iyi anlıyorum.Herkes sigara içerken ben orda içmeyince kendimi daha özel hissediyorum.Sonra üzerimdeki kıyafetlerime, saçıma başıma sinen o koku, ağzımda bıraktığı iğrenç tadın verdiği rahatsızlık vs. hepsi bitti.Çakmak taşıma derdim de yok.'Acaba annem yada babam çantamdaki paketi görür mü?.' kabusuda bitti.Artık evde rahat rahat çantamı ulu orta heryere bırakabiliyorum.

Her şey iyi hoş da aldığım kilolar moralimi bozuyor.Bir ayda 2 kilo aldım.Evet aynen öyle.Kendi çapımda diyet yaptım, ona rağmen kilo aldım.Önce kendimi kilo verdiğime inandırıyorum ertesi gün salıyorum.'Diyetteyim been yaa..' diyip dönerleri, köfteleri mideye indiriyorum.Sonra tartılınca haliyle kalorileri almış oluyorum, ertesi gün tekrar diyete başlıyorum.Kıytırık bi düzen ve bize dayattırılan ölçülere sığma çabası işte, bazen can sıkıcı oluyor, ozaman koyuveriyorum kendimi..İsyann ediyorum.tüm öfkem dünyaya aslında..
Balık etli olunca böyle oluyo, bir kilo dahi alsan hemen göze batıyor.Keşke kilolu yada zayıf diye bir ayrım olmasa.Göbeğimizi hoplata hoplata gülebilsek, ama bu göze batacak bi durum olmasa.

.....
sevdiceğim komando olcak.Isparta eğirdire gitti.ve bugün ilk çarşı iznini kullandı, bana yazdığı ilk mektup, içindede bana gönderdiği ilk üniformalı fotoğrafları geldi.Heyecan üstüne heyecan yaşadım.Sevdiğim adam diye demiyorum bir insana bu kadar çok mu yakışır o kıyafetler..Çok gururlanıyor insan, ayrıca seve seve alışıyorsunuz bir süre sonra.burdan büyük ihtimalle dağıtıma doğuya gidermiş.İşte ozaman diyecek birşey bulamıyorum..susuyorum, hakkımızda hayırlısı olsun diyorum..

11.12.11

Bahtım kara imiş, ben napim.

Nasıl bir şans varsa bende korkmaya başladım artık.Hani birşey olur sürekli duyarsın ama kulak arkası yaparsın, başına gelmeyecekmiş gibi düşünürsün.Ama bi gün bi bakarsın o düşünmekten bile korktuğun şey başına gelmiş.yapacak birşey yok artık.Bir önceki yazıyı okuduysanız eğer tahmin etmişsinizdir. Evet sevgilime uzun dönem çıktı.Kaderin bize yaptığı hain bir sürpriz oldu.Şok oldum duyunca.Halada şoktayım diyebilirim.Çünkü hiç bu yönde hayal kurmadık..çünkü biz yaza ciddi ciddi evlenecektik..çünkü ona göre plan yaptık..Hayat bana ısrarla evde kaldıınn diye nispet yapıyor.
Başta ben istedim uzun dönem olsun diye, ama sevduğum adam istemedi.Bende o gün bugündür kendimi kısa döneme hazırlamışım deli gibi..bilseydim uzun dönem içinde planlar yapardım.Hatta bi kovada su hazırlardım, bu zamana kaadar soğurduda kaynar su boşalmazdı başımdan aşağı.


İlk duyduğumda çaresizlikten, karmakarışık duygularla saatlerce salya sümük ağladım.1 yıl boyunca göremeyecekmişsin, hiç haber alamayacakmışsın, kavuşamayacakmışsın gibi geliyor.Sonra bütün gece ben onu teselli edeceğime o beni teselli etti.Güzel şeyler söyledi:'Evde kalmıycan, alıcam seni.' dedi:) Şaka biyana aslında başka endişelerim var benim..Mesela acemilikten sonra usta birliğinin kötü biyere cıkma ihtimali de var.Yarın İstanbul tuzlaya gidecek.Şimdiden deli gibi boşluğunu hissediyorum.
İnşallah gittikten sonra bendeki bu korkular birbir uçar gider kafamdan.Herşeyi sorgulamayı başladım, .hayatı, askerliği, vatanı, milleti..Aklıma geldikçe gözlerim doluyor.Şimdiden usta birliğini bana yakın bir şehirde yapsın diye dualar ediyorum, yürekten, güçlü temennilerde bulunuyorum.

.............
Zor olacak ikimiz içinde, belkide hayatımızın en hasret dolu günleri bu günler olacak, ama sayılı gündür geçer, geçecek.

4.11.11

uzun dönem dedik sonra yok kısa olsun dedik, bedelli diyemedik ama sonunda asker dedik.

‎Her insan kendi hayatının başrol oyuncusu olmalı.' imiş.Geçen gün the holiday filmini izlerken orda bir yaşlı amcayla  Kate Winslet konuşurken yaşlı amca söylemişti bu sözü. Evet hayatıma giren kişileri kendim seçer, istemediklerimi de kendim çıkartırım hatta onlara kendim rol veririm hatta ve hatta istemediğim kişilere de kendım yol veririm demek isterdim cidden.Bana öyle bi rol verilmiş ki yaşıyorum yaşıyorum bi anlam veremiyorum..

Sevgilim askere gidecek ..o giderken yüreğimide onunla göndericem..sayılı gün çabuk geçer demeyin geçmiyor çünkü.Şimdi kafam rahat, çünkü sadece bir telefon kadar uzağımda..İstediğim her an olan biteni anlatabiliyorum.derdimi, sıkıntımı, sevincimi paylaşabiliyorum..ama o gidince içim acıyacak arayamıycam mutlu olcam paylaşamıycam, hevesim kursagımda kalacak..en çok bu canımı yakacak.Beklemeden bilemiyo insan ne fena bi durum olduğunu.İnsan bi garip özlüyo.. yanımda olsa sarmalamaktan boğabilirim o derece..kardeşimde gitti.sanırım kardeşimin uzun dönem olduğu için erkenden gitti.Gittiği gün sabah vedalaştım sonrada işe gittim.Önce oleyy ev bana kaldı hohoho diye sevindim ama sonra aklım başıma geldi..üzüldüm kısa değil baya uzun bi zaman yalnız başına napar ne eder diye.Akşam eve döndüğümde odamdaki masanın üzerinde en kıymetli eşyaları kolay kolay paylaşamayacağı jelleri, bakım kremleri duruyordu.Bu demek oluyorki bana bıraktı hepsini.İlk gördüğümde üzüldüm tabi içim acıdı.Onları bırakırken ''nasıl olsa uzun bi süre gidip gelmicem, evde saklasam bozulcak en iyisi ablam kullansın'' demiştir kesin.Allah yardımcıları olsun inşalah.Zor günler bizi bekliyor.

Dert bitmiyor abi..sudan çıkmış balık gibiyim.Ben böyle 5 ay bekliycem diye hayal kurarken uzun dönem çıkarsa diye ödüm kopuyor.


------
Kendime söz verdim o askerdeyken ben sabırla onu beklerken üzülmiycem, ağlamıycam, bol bol kitap okuyup yemek yapmayı öğrenicem:p ilerde aç kalmamak için.Harıl harıl ders çalışıcam okulu bitiricem.....bla bla bla

23.8.11

İyiydim ben evde tek başıma

Evet sonunda bizimkiler memlekete gittiler ben aylardır aslında bunun hayalini kurmuşum içten içe.Geçen seneki gibi yapmıycam her gece şişenin dibine vurucam  dermişim..Bugün kendime bi kıyak yaptım aldım votkamı çerezimi koştum eve..Sevgilimle tartıştık..ondan içmıyorum aslında anca fırsat bulabıldım.yada kendimi kandırıyorum..herneysede şuan kendimle başbaşayım.sanki nazar değdi bize..eşşeklik yaptım tabi oda var.Çok beklenti içine girdim suyu bile içerken neden önce bana sormuyor diye sorun ettim kendime.Ama bu neden bu kadar büyük mesele haline geldi anlamadım..Anlamlandırmakda istemiyorum..herşey tabiki eskisi gibi olmayacak ama ilişkinin temeli sağlam olmalı..diyorumm diyorum ama kabullenemiyorum.ne olursa olsun mutsuz olduğunu bilmek kalbimi acıtıyor.


İlişkilerde neden tartışınca eskılerde kalan olaylar dallanıp budaklanıp dile getirilir anlamıyorum.Bu bi savunma  taktiğimidir? yoksa kendini avutma mı? herneysede bundan nefret edıyorum.Ozaman akılınız nerdeydi, diyesim gelıyo..bitsin istiyorum bu içimdeki gel gitler..buaralar bitmesini istediğim çok şey var..sıcaklar, okulum, gelecek tasam, evde kalma korkusu:d hepsi bitsin.
Haftasonuna geliyo bizimkiler.Alışmıştım bu duruma ne güzel keyfim yerindeydi.Şimdi yine sorumluluklar başlayacak.Yengem gardiyanlar geliyor diyo haklı olarak.

Yalnız kalmak hem iyi hem kötü oldu galiba.Yalnız takılınca insan daha çok düşünüyo..Bunalım hali oluyo sürekli.Taki biri sizi uyandırana kadar devam ediyo bu böyle.Ben daha çok evde zaman geçirdim.Kafa dinlemedim daha çok kafa yordum.İnsan nasıl kafa dinler ya.Herşeyden kaçıp tanıdık kimsenin olmadığı mekanlara yada şehirlere sığınarak mı??


------

Yukardaki yazıyı ramazandan önce yazmıştım ama yayınlayamamıştım.Geldi bizimkiler.Eski yaşantıma yeniden döndüm.Akşam tavuk gibi yatıyorum erkenden.Sabahda uykumu almış bi şekilde uyanıyorum.Eve geç kalmıyorum...falan filan işte..Anlıyacağınız hayatım baya bi düzenli.Sevgilimle aramız da iyi.

'Keyfin yerinde yani' diyosunuz ama değil hep bişeyler eksik.yetinmeyi bilemedim.

,,,,,,,

Bu arada Nisan okula gidecek bu sene.Heyecanlıyım.İnanasım gelmiyor.Okadar büyüdü ve kreşe gidecek hanımkız.Artık evde sıkılıyorum diyemeyecek.

24.5.11

Usandım...

Daha azönce abimin dolduruşuna gelmiş yeğenim  'git burdan gelme artık bize, istemiyorum seni..' diye resmen kovdu beni evlerınden.Nefret ettim abimden.Ne olursa olsun insan böyle bişeyi nasıl yaptırabilir.O benim herşeyim, canımdan kıymetlim, uğruna canımı bile vereceğim meleğim..ben onu bu kadar önemserken o beni nasıl kırdığının farkında bile değil,..Nasılda kahroldum söylediği her kelimede..Zor tuttum kendimi ağlamamak için..
O kadar çok sorunlarım varki buaralar, bu sözler son damla oldu patlamama.İşyerınde çok mutsuzum, evde de aynı, sevgilimle görüşemıyorum bu en büyük sıkıntımız.İznim yok..kendime zaman ayıramıyorum.bloguda ondan boşladım bayadır. bunaldım artık herşey üstüme üstüme gelıyor.çekip gidecek hiçbiyerımde yok..öyle bi lüksümde yok..


Oysaki mutsuz bır ilişkiden mucize gibi kurtulduğum günden sonra benim için herşey vız gelirdi..Şimdi bakıyorum hayat beni bıktırmak için zorluyor.Ama başardı da,.herşeyden herkesten bıktım.İnsanları tanıyamıyorum.Ağırıma gidiyor heryeni gün  yeni yüzlerini görmek kendime olan güvenimi sarsıyor.Hiç beklemediğim zamanlarda o çok iyi tanıdığım insanların yabancı bakışlarını hissetmekten sıkıldım.Kime nasıl davranmam gerektiğini kestiremiyorum artık..Bu kadar zayıf düşmek bile zoruma gidiyor.Biyerden bi dal bulup tutunamıyorum, çünkü yok...