21.9.10

Bu yaz olumsuz ne yaşadıysam hepsini bi çuvala koyup okyanusa fırlatasım var

Bu tantananın içinde ben hep kaçış, kurtuluş, nefes alacağım bi yer, huzur vs. arayışları içine girince tesadüfen thy de alım olduğunu öğrendim.
Gideceğimden deil de öylesine bi hışımla başvurdum.Nasıl olsa alıştım gidip gelmeye.Tarih yaklaşıyor belki bu sefer olur ümidiyle iyice bi gaza gelmişim.Bizimkilerden uzaklaşıcam kafamı dağıtıcam, bu baskı dolu sıkıcı atmosferden kurtulunca sağlıklı düşünebilicem, artık kendi ayaklarım üzerinde durucam, ben böyle uzak olunca bizimkilerde insafa gelip istediğim şeyleri ikiletmeyecekler..
falan filan diye hayaller kuruyorum.İşyerimden izini kopardım 2 günlüğüne, 2 gün sonra gidicem ama hala bizimkilere söyleyemedim.Neyse bi akşam 'baba ben istanbula gidicem haberin olsun.'dedim.Dememle odadan çıkmam bir oldu.Konuşmuyoruz ya arada hala soğukluk var.Oda hatasının farkında üzülüyo ama beni ezdi geçti bikere, böyle üzülmesi hiçbişeyi geri getirmiyor ayrıca unutturmuyorda.Neyse bişey demedi, buda 'tamam' demektir.Görüşmem 11 indeydi sırf işyeriyle sorun çıkmasın diye 10 una bilet aldım.Arkadaşım da illa 9 u akşamı bin diye ısrar etti.O çalıştığı için birbirimizi daha fazla görelim birlikte zaman geçirebilelim diye söylenince tamam dedim hemen bileti o güne aldırdım.Tamda sıcaklara denk geldi gidişim.Kardeşim karşıladı beni.Ordan mado ya gittik arkadaşımda oraya geldi.Sigara içcez ya illa dışarda oturduk.Ne güzel dondurman var senin öyle ya kıçımdan ter aka aka nasıl yedim bilmiyorum ama bayıldım.Kardeşimi uğurladık, biz oturmaya devam ettik baya dertleştik sonra eve gittik.
Ertesi gün görüşmeye gittim sabah işlemler bittikten sonra bisonraki güne mülakat var dediler.İşyerine haber verdim ses tonları değişti hemen.1 gün daha kalsam şirket batacak sanki.Nefret ediyorum böyle bencil ve öküz işverenlerden.Ertesi gün gittim mülakata artık tecrübeliyim ya daha rahatım çoğuna göre.Biyandan kızları süzüyorum, kimi sandaletle gelmiş kimi kafasında gözlükle görüşmeye giriyor,kimi askılı elbiseyle gelmiş, kimi kot pantolonla..Şaşkın şaşkın bakıyorum tabi.Çünkü yıllardır bana işgörüşmesine kumaş etek yada pantolon ve gömlekle gidileceğini öğretti çevremdekiler, hocalarım, ailem, arkadaşlarım en çokda thyde çalışan arkadaşım.Sanki ben etek, gömlek ve topuklu ayakkabıyla gidince ne değişti.O bahsettiğim kızlar ertesi güne tekrar çağırıldılar.Kot pantolonlu hariç.
Yine aynı hayalkırıklığıyla çıktım ordan.Sabahtan beri o sıcakta o ayakkabılarla beklemekten haşatım çıktı.Araçla mecidiyeköye gittim, bana çok yardımcı olan burdan bi arkadaşımı görmeye.Ordan otobüse bindirdi beni.Kafamda bi ton düşünce, bitaraftan uyku bastırdı, gömleğim ter içinde, eteğim desen yapış yapış, bacaklarımın arasından ter damlıyo.Daha eve gidicem hazırlanıp valizi alıp otobüze yetişecektim.Eve dönerken otobüsten indiğim mesafe ile ev arasında 2 kılometre var.Eğer 1.etaptaki güvenlik görevlisini atlatamassam okadar yolu yürüyecektim. Görevliye, ' Yanlışlıkla burda indim, beni bu halde yürütmeyeceksiniz dimi.' dedim.'Bu seferlik böyle olsun.' dedi.Derin bi oh çektim ve eve doğru yürümeye başladım, eve yaklaşırken bizim sitenin görevlileri benim karşı siteden geldiğimi görünce tip tip baktılar ama ben bozuntuya vermedim hiç.Biraz ilerledikten sonra dayanamadım çıkardım ayakkabıları.O günden beri topuklu ayakkabı giymiyorum.


.....

Eve dönünce işimdende oldum.Bu izin yüzünden sorun çıktı bende bastım istifayı.Kaş yapim derken göz çıkardım.Yaklaşık 1 ay iş bakıyordum.Evdekilere söylemedim işten çıktığımı.Başka bi iş bulurum ondan sonra söylerim dedim ama bu kadar uzun süreceğini bilemedim.Evdeki durumlar gergin olunca bu durum benimde işime geldi açıkçası.Gezdim, bol bol denize girdim.Ama fazla uzun sürmedi bu tatil, çünkü grip oldum.Öldürmez süründürür derler ya aynen öyle oldu.Önce geçer dedim, hastaneye gidip sıra bekleyemem, o çileyi çekmek için daha gencim dedim ama mecbur kaldım çünkü kulağım tıkandı.İlk defa başıma geldi yaz gribi ve kulak tıkanıklığı.Zar zor doktora gittim.Bana ilaç yazar gönderir diye beklerken üstüne 'senin burnun sola kaymış, onu düzeltelim.!' demezmi.Haydaa bu nerden çıktı dedim içimden.'Haftaya gel, tahlillerini yapalım.' dedi.Düzeltelim diyince bende şu gelinlerin kuaförde kafalarını koydukları makina gibi bi makinaya giricem düzeltecek sanıyorum.Ama ameliyat diyince dona kaldım şaşkın şaşkın bakıyorum.O şaşkın halimle çocuk gibi çıktım ordan, neredeyse ağlıycam, niye?: çünkü doktor bana ameliyat olcaksın dedi.) Ben iyice araştırdım bu meseleyi acelesi yok ama öyle yada böyle bigün mutlaka yatıcam bıçak altına.Hatta estetik de yaptırsammı diye düşünmüyor değilim.Şöyle fındık gibi bi burnum olsa fenamı olur:P

Bayramda evdeydim.Hiç bayram havasında değildim oyüzden sık sık uyudum.Yengem, Nisan ve abim 1 haftalığına memlekete gittiler bayramda.Çok zor oldu benim için.Ama neyseki onlar yokken istbuldaki kardeşim geldi.

...Yaz bitiyo diye moralim çok bozuk.Burası terkedilmiş şehir moduna giriyor buda beni psikolojik olarak etkiliyo.Gazetede okudum, 'Sonbahar depresyonuna girmeyin!' diye bi başlık vardı.Yazın bitimi, güneşli günlerin azalması, okulların açılışı, sorumlulukların artması, iş güç insanda ruhsal sorun yaratıyormuş.Bu depresyon en çok kadınlarda görülürmüş, kaygı ve endişeyi en çok biz yaşadığımız için.Offf hayat ne kadar zor..Sanırım ben sonbahar depresyonuna girdim.